PAYİTAHTA RUH VERENLER
Konya için tehlike çanları çalıyor
HER NEFİS ÖLÜMÜ TADACAKTIR
PUZZLE
MUSİBETLER BİZİM ESERİMİZDİR
Eğitim de denetim de şart
FACİALAR KADER DEĞİL
MODERN DÖNEM ARAP EDEBİYATÇILARININ TÜRKİYE VE TÜRKLERE BAKIŞI 1
Futbol hatalar oyunu derken bunu kastetmemiştik
Keyifsiz Maç, Ortada Hakem Yok
Felaketlerin İlk Adımı Suçlunun Masa İlan Edilmesiydi
SURİYE
Enflasyonu düşürmek için talebi öldürmek yerine, üretim arzındaki sorunlara çözüm aramalıyız
AVRUPA’NIN KARANLIK TARİHİ
ALMANYA’DA TÜRK OLMAK -3-
TRAFİK SİGORTASINA YETKİ BELGESİ ESNAF ÇÖZÜMÜ
DOĞAL ŞİFA KAYNAĞI: YEŞİL ÇAY
SULTAN VAHDETTİN’İN MEZARI TÜRKİYE’YE GETİRİLSİN
Alfa Romeo Junior
Bir yaz mevsimiydi. 1963 yılı Temmuz'un 11'i. Yaz mevsiminde insan üşür mü? Ben üşüdüm. İnsanın sol yanı buz tutar mı? Hayalleri yıkılır mı? Daha 15 yaşımdaydım. Annem 50 yaşında, babam da 55 yaşında 8 Eylül 1963 yılında aramızdan ayrıldı.
Anacığım
Sevgi üretirsin kalp rifkatinle,
Bitmeyen davasın can anacığım,
Kalplere şifasın tüm şefkatinle,
Dertlere devasın can anacığım!
Ayağın altına cennet serildi,
Merhametin tümü sana verildi,
Anaya saygıyla gönle girildi,
Ruhlara şifasın can anacığım!
Hayat zevk vermiyor el atmayınca,
Lisan tatlanmıyor hal katmayınca,
Gözler yaşarıyor yol gitmeyince,
Bitmeyen vefasın can anacığım!
Süslersin durmadan sözü haliyle,
Besliyorsun her an hep helaliyle,
Sarar sarmalarsın hak cemaliyle,
Sevgiye me'vasın can anacığım!
Onlarsızım!
Bir yaz günüydü ölümü tattılar,
Şu yalan dünyada ben onlarsızım,
Hüzünlü anıydı çile kattılar,
Şu yalan dünyada ben onlarsızım!
Öksüzüm ben garipçe yaşıyorum,
Istırabım büyük dert taşıyorum,
Gönülde kış ayazdan üşüyorum,
Şu yalan dünyada ben onlarsızım!
Yılları yoklukla fakirce geçti,
Rabbin nimetine şakirce geçti,
İsyansız bir halde zakirce geçti,
Şu yalan dünyada ben onlarsızım!
Gel de Bana Sor
Dokuz yüz altmış üç, dert boyum aştı,
Mevsim yazdı, lakin yüreğim kıştı.
Annem öldüğünde feleğim şaştı,
Öksüzlük ne imiş gel de bana sor!
Araları kısa, üç aylık zaman,
Bir anda öldüler, halim pek yaman,
Dört kardeş döküldük, aman ki aman,
Öksüzlük ne imiş gel de bana sor.
Yaşım on beş idi, çocuktum belki,
Yediğim darbenin ilkiydi ilki,
Unutulmaz derin yara bu yılki,
Öksüzlük ne imiş gel de bana sor.
Üzüntüm ruhuma bir "akar” oldu,
Gariplik boynumu hep yıkar oldu,
Tattığım acılar pek yakar oldu,
Öksüzlük ne imiş gel de bana sor.
Öksüz Anlarım!
Aklımdan çıkmıyor, acı günlerim,
Hüzünlü zamandı, öksüz anlarım,
Yüreğim yanıyor ağrır yanlarım,
Hüzünlü zamandı, öksüz anlarım!
Dört kardeş içinde, küçüğü bendim,
Yaşlara boğuldum, yıkıldı bendim,
Hüzün yangınında, çok debelendim,
Hüzünlü zamandı, yetim anlarım!
Yetimlik öksüzlük çok büyük sancı,
Tedavi çaresiz, yoktur ilacı,
Kaldırılamaz hiç, böyle bir acı,
Hüzünlü zamandı, öksüz anlarım!
Karanlığa daldım, çıkamıyorum,
İçimde kederi, yıkamıyorum,
Aydınlık için mum, yakamıyorum,
Hüzünlü zamandı, öksüz anlarım! (13 TEMMUZ 2022)
PAYİTAHTA RUH VERENLER
DOSTLARDAN KURTULUŞ YOK
RUBAİLERİMDEN SEÇMELER
VATAN SEVGİSİ LAF İLE OLMAZ
AYMANAS’TA ZAMAN
İNSANLIĞI KAYBETMEYELİM!
ASR-I SAADETTE ŞİİR
GERÇEKTEN SAMİMİ MİYİZ?
HER ZALİM CEZASINI ÇEKECEK!
HAYATA BAKIŞ