ŞARA-MAZLUM ABDİ ANLAŞMASI VE AKLA TAKILAN SORULAR
SANA DÜN ALAADDİN TEPESİNDEN BAKTIM AZİZ KONYA
Yusuf Tekin’in mücadelesi
BUHARİ KIZ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ’NDE İFTAR
KUR’AN-I KERİM’İ OKUYUP, ANLAYIP, HÜKÜMLERİNE UYGUN YAŞAMALIYIZ
Altın ekonomik belirsizliklere karşı koruma kalkanı olabilir
AH! YETSİN..
Kim neden bir suçlu arıyor?
Neyi Çekiyorsunuz? (Rezonans-Çekim Yasası)
Konyaspor’da Kötüye Gidiş Sürüyor
Kadın Çiçek Değil, Kadındır
Ramazan’da Sağlıklı Beslenme Önerileri
TERÖR VE TERÖRİZM
ÇUMRA KARKIN’DA TANDIR EKMEĞİNİN SICAK YOLCULUĞU
KIZILDERELİ KATLİAMI
Acı nedir bilir misiniz?
Honda Civic Yenilendi
Futbol hatalar oyunu derken bunu kastetmemiştik
TRAFİK SİGORTASINA YETKİ BELGESİ ESNAF ÇÖZÜMÜ
SULTAN VAHDETTİN’İN MEZARI TÜRKİYE’YE GETİRİLSİN
Yeni Milli Eğitim Bakanımızın seminerler dönemi açılış konuşmasında birçok önemli konu vardı da benim takılı kaldığım bir cümle oldu:
Özetle; "Duşa girdiğimizde su ısınana kadar çeşmeden akıtılan suyu kovaya dolduralım da çiçeklere dökelim, diyen çocuklar yetiştirmeliyiz.” Cümlesi.
Bu bir değerdir.
Evrensel bir değer. Suyun ne denli önemli olduğunu anlatmaya gerek yok. Tıraş olurken, dişlerimizi fırçalarken akıttığımız suyun hesabını bizden gelecek nesiller soracak, Allah da…
Öyle bir eğitim sistemimiz olmalı ki, kimi boşa akıtılan suyu çiçeklere dökmek isteyecek kadar naif, kimisi de anında su ısıtacak şofbenler üretmeyi akıl edecek kadar bilgili…
Peki bu nesil okullarda verilen değerler eğitimi ile yetişir mi?
Her derste, her sınıfta öğretmenler canhıraş bir şekilde işi gücü bırakıp yalnızca değerler eğitimine öncelik verse böyle bir nesil yetişir mi?
Tabii ki hayır!
Önce şu sorunun cevabını arayalım:
Üniversite kazanmak için, değerli mi olmalı çocuklar, bilgili mi?
Herkesin ortak görüşü tabii ki hem değerli hem bilgili olmalı.
Hem değerli, hem bilgili olmalı dediğimiz zaman genel geçer bir cevap vermiş oluruz ve kesinlikle sonuç olarak sadece ‘bilgili olmalı'ya çıkar yolumuz.
Neden? Çünkü hiçbir sınav ölçütünde değerli insan seçilmez, bilgili insan seçilir de ondan.
Bakmayın Milli Eğitim müfredatında veya ders kitaplarında değerlerimizin ne denli önemli olduğundan dem vurulduğuna. Öğretmenlerimizin değerler eğitimine önem verdiğine de bakmayın. Okullarda değerler eğitimi adı altında yapılan çalışmalara da bakmayın.
Açıkça ifade edeyim ki;
Benim üniversitem olsa ve bilim adamı da yetiştirmeyeceksem;
Okuluma öğrenci almak için akademik sınav yapmam.
Tamam belirli bir oranda bilgiye önem vermemek saçmalık olur, belirli oranı geçtikten sonra sadece şuna dikkat ederim:
Liseyi bitiren genç ne kadar "değerli”?
Kul hakkı yiyor mu?
Ahlaki zaafları var mı?
Büyüklerine karşı ödevlerini yerine getiren, saygılı biri mi?
Devletine, vatanına, milletine sahip çıkıyor mu?
Temsil kabiliyeti ve liderlik vasfı var mı?
Çok kitap okuyor mu, okumak yetmez, okuduklarını, öğrendiklerini hayatına tatbik ediyor mu ve etrafını aydınlatıyor mu?
İyiliği emredip, kötülükten insanları alıkoyuyor mu?
Kendisine yapılmasını istemediğini başkasına yapıyor mu?
Cimri mi, cömert mi, savurgan mı, tutumlu mu?
Yani kısaca evrensel değerlerimizle barışık mı?
Lafı uzatmaya gerek yok…
Üniversite girişinde değerler değil de akademik yani kuru bilgi ön planda olduğu sürece, değerli nesil yetiştirmek için amuda da kalksak netice alamayız, alamıyoruz da nitekim…
Yusuf Tekin’in mücadelesi
Çözüm değil sonlandırma süreci
Eğitim de denetim de şart
Konforlu iş belediye başkanlığı
Şöhretin sancıları
Devlet aklını anlamakta zorlananlar
Her devirde kayığa binenler
Laiklerin gücü nereden geliyor?
Batılı eğitim sistemi ne zaman iflas eder?
Hainliğin kitabı yeniden yazılıyor