Ya Özgür Özel’in aklı başında değil, ya da….

Siyasette her an  her şey olabilir. Siyasetin içinde olanların bunu bilmesi gerekiyor. Siyasetçi okyanusta kayık kullanan denizci gibidir. Denizde kopan her fırtınada teknesini batırmadan sahile çıkarmakla mükelleftir. Bugüne kadar hem dünyada hem de bizde nice siyasi krizler yaşandı, nice liderler geldi geçti. Ama her şey bir yana, kaybedenler kulübü diye bir şey varsa, CHP bu kulübe çoktan demir atmış durumda.

Cumhurbaşkanlığı seçiminden bu yana Türkiye, suni bir gündemin içine çekildi. Seçim bitti, millet kararını verdi ama CHP, seçimi kaybetmenin etkisinden hâlâ çıkabilmiş değil. Daha seçim afişleri bile kaldırılmadan, "erken seçim” çığlıkları atılmaya başlandı. Hep aynı senaryo, hep aynı sonuç. Yenilen pehlivan güreşe doymaz misali, 23 yıldır seçim kaybeden bir ana muhalefet var ve hâlâ aynı yöntemlerle başarı elde edebileceğini sanıyor. Ama olmuyor, çünkü millet aynı hataya düşmez.

CHP'nin en büyük sorunu, milletin değerleriyle savaşarak siyaset yapması. Ne yapsalar, ne etseler, kendi dar ideolojik çemberlerinin dışına çıkamıyorlar. Milletin hassasiyetlerini anlamıyor, anlamak da istemiyorlar. Hep aynı kitleye hitap edip, hep aynı sonuçları alıyorlar. Kendi seçmenlerini bile ikna edemeyen bir parti, nasıl iktidara talip olabilir?

Gelelim CHP'nin son büyük hatasına… İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na verilen siyasi yasak ve tutuklanma kararı sonrasında CHP, siyaseti bir kez daha sokağa taşıma girişiminde bulundu. Ama siyaset, sokakla değil, sandıkla yapılır. Sokağa çıkan kalabalıkların kontrolünü sağlamak mümkün değildir. Camilerin duvarına yazı yazan da, duvarı pisleyen de, millet camide teravih kılarken dışarıda davul çalan da, elinde sopayla etrafa zarar veren de, kaos çıkaran da neticede CHP'nin hanesine yazılır. Çünkü sokağa çıkma çağrısını yapan kendileri.

Ve bir de Özgür Özel faktörü var… CHP'nin yeni genel başkanı, parti içi entrikalarla, şaibeli bir süreçle koltuğa oturdu ama hâlâ lider olmayı başaramadı. CHP'nin lideri olduğuna kendisi de inanamıyor sanki…Söylemleriyle, üslubuyla, aldığı kararlarla devlet adamı ciddiyetinden çok uzak. Medyayı tehdit eden bir lider olabilir mi? Yerli ve milli firmalara boykot çağrısı yapan bir siyasetçi, bu ülkenin insanlarının desteğini nasıl alabilir? Bunların hiçbiri aklı başında bir siyasetçinin yapacağı işler değil.
Ya Özgür Özel'in aklı başında değil, ya da Özgür Özel'in başında aklı yok. 

Özgür Özel ya siyaseti bilmiyor ya da bilerek partisini uçuruma sürüklüyor. CHP'nin genetiğinde zarar vermek var. Genelde başkasına zarar verir ama bazen de en büyük zararı kendine verir. Bugün yaşanan da tam olarak bu.

Sonuç olarak CHP, sokağa oynayan, marjinal söylemlerle gündem oluşturmaya çalışan bir parti görüntüsünden kurtulamazsa, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da milletin gönlüne giremez. Türk milleti, hizmet edeni bilir, samimi olanı bilir, devlet adamı gibi davrananı bilir. CHP, bu gerçeği anlamadığı sürece de her seçimde kaybetmeye mahkûmdur.

Yazarın Diğer Yazıları