AZ ‘I ÇOK YAPANLAR
Kan Bağışı mı? Hacamat mı?
HASAN ÖZÖNDER HOCAM
Paramızı Vermezseniz Kamçısı
AVRUPA’NIN KARANLIK TARİHİ
PKK TERÖR ÖRGÜTÜ SİLAH BIRAKMAK İSTİYOR MU?
PKK ÖCALAN’I TAKAR MI?
Her devirde kayığa binenler
2024’ün Kelimesi: Kalabalık Yalnızlık
MÜBAREK ÜÇ AYLAR VE REĞAİB KANDİLİ
Faiz indirimleri ekonomik büyümeyi nasıl etkileyecek?
2024’Ü GERİDE BIRAKIRKEN
ALMANYA’DA TÜRK OLMAK -3-
TRAFİK SİGORTASINA YETKİ BELGESİ ESNAF ÇÖZÜMÜ
Konya’da etliekmek savaşları-2
DOĞAL ŞİFA KAYNAĞI: YEŞİL ÇAY
SULTAN VAHDETTİN’İN MEZARI TÜRKİYE’YE GETİRİLSİN
Futbolun Yazılı Olmayan Kuralı…
Alfa Romeo Junior
KONYALISIN ETLİEKMEK
Zaman zaman (ki bu zamanı artık yaş aldıkça daha çok ayırmaya dikkat ediyorum) dostlarımla bol sohbetler yapıyorum. Dost meclisinin tadı bambaşkadır. Dedim ya yaş aldıkça hayatı, zamanı, insanları ve ilişkileri tartışırken dostlarla içten yapılan sohbetlerin insanın ruhuna nasıl dokunduğunu bir kez daha fark ettim. Öyle az ki artık böyle dostlar... Zaten dostun da az olanı makbuldür. Çünkü dostluk kalabalıktan değil, samimiyetten doğar. Paylaşmanın, yoldaş olmanın, eksiklerimizi fark edip tamamlanmanın en güzel yoludur dost sohbeti.
Yine böyle bir sohbette arkadaşım dedi ki: "Doğal ve sıradan olmak asildir. Belki de bu, insanı bu kadar özel yapıyor"
Doğru söylüyordu. Doğallık, insana doğuştan verilen ama zamanla kaybedileni arama çabasıdır. Biz artık yapmacık insanlardan, menfaatle hareket edenlerden sıkıldık, bunaldık. Gerçeğin tadını arıyoruz. Çünkü doğallık, içten gelen bir zenginliktir, taklit edilemez. Rol yapanın oyununu izlemek gülünç, ama daha kötüsü o kişinin rol kestiğinin farkında olmadan yaşamasıdır. Bütün dünya salağa yatarken, oyun devam ediyor sanıyor. Ne yazık ki böyle yapay insanların arasında kaybolduk. Oysa ki insan ne olursa olsun doğallıktan, samimiyetten ve gerçeğin izinden ayrılmamalı. İnsan, ne kadar kendisi gibi olursa o kadar güçlü hissediyor. Evet, bazen bu yüzden darbeler alınıyor, hatta tökezlediğimiz çok zaman oluyor. Ama günün sonunda hep gerçek olan, dürüst kalan mutlaka kazanıyor. Kimileri bunu zayıflık sanıyor, ama asıl güç cesurca kendi olabilmekte. Maskeler düşer, yalanlar unutulur, ama gerçeğin izi silinmez Hayatta en büyük lüks, kimseye ve hiçbir şeye rol yapmadan yaşayabilmektir. Eğer gerçek olmanın bedeli, zaman zaman yara almaksa, buna değdiğine inancım tam. Çünkü ben şunu öğrendim darbe alsan da, yolun sonunda kazanan hep gerçeğin ta kendisi oluyor. Çünkü biliyorum ki dünya yapaylıkla doluyken bile, adalet ve içtenlikle yürümek asıl zenginliktir.
İşte bu yüzden, evet, doğallığın ve samimiyetin kölesiyim. Ve siz, samimiyetle konuşan, içten dostlarınızla ruhunuzu beslemeye devam edin. Çünkü en güzel terapi, hakikatin ta kendisidir.
2024’ün Kelimesi: Kalabalık Yalnızlık
Yeni Bir Yıla
Nasrettin Hoca’nın İzinde:AKŞEHİR
Sınırları Zorlarken 2025 Mesajı
Beyşehir Gölü’nde Suyun ve Emeğin İzinde
En Uzun Yolculuk Bir Adımla Başlar
Kızılören’de Bin Yıllık Peynir Şöleni
HAİNLERE İNAT ÇALIŞACAĞIZ!
Güneşin Tuzla Dansı
Konya’da Sazın Hayat Bulduğu Atölye